İzmir kentinin merkezinde yer alan Eski Buca Cezaevi alanı; büyüklüğü, konumu ve çevresindeki yoğun yapılaşma baskısı nedeniyle kamusal yeşil alan, sosyal donatı, afete hazırlık/toplanma ve kent sağlığı açısından stratejik bir kamusal varlıktır. Bu alan, yalnızca Buca’nın değil, tüm İzmir’in ortak yaşam kalitesini ve geleceğini ilgilendiren bir kent hakkı meselesidir.
Son günlerde basına yansıyan açıklamalar ve plan tartışmaları, bu alanın kamusal niteliğinin “maliyet” gerekçesiyle aşındırılmak istendiğini ve alanın bir bölümünün yapılaşmaya açılmasına dönük arayışların sürdüğünü göstermektedir. Oysa kentler; bütçe kalemleri ve kısa vadeli finansman arayışları üzerinden değil, kamu yararı, planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde yönetilir.
Hukuka aykırı planlama ısrarı ve yargı kararları görmezden gelinemez
Kamuoyuna yansıyan bilgiler, alana ilişkin “rezerv yapı alanı” kararları ve devamındaki plan değişiklikleri hakkında açılan davalar ve iptal kararlarıyla, planlama süreçlerinin hukuki dayanaklarının tartışmalı hale geldiğini ortaya koymuştur. Yargı kararlarının işaret ettiği üzere, dayanağı tartışmalı/iptal edilmiş süreçler üzerinden alanı yapılaşmaya açma yönündeki her yaklaşım, kent suçlarının zeminini güçlendirmektedir.
“Belediye yük altına giremez” söylemi kamusal alanı pazarlık masasına süremez
Yerel yönetimlerin mali kısıtları elbette gerçektir; ancak kamusal alanların yapılaşmaya açılması, maliyet gerekçesiyle meşrulaştırılamaz. “Maliyet” üzerinden kurulan her cümle, alanın bir bölümünün rant aracı haline getirilmesine zemin hazırlamakta; kentsel planlamayı kamusal ihtiyaçlardan koparmaktadır.
Yeşil alan oranı tartışması değil, kamusal bütünlük esastır
Basına yansıyan “oran” tartışmaları (alanın bir kısmının yeşil alan, bir kısmının yapılaşma alanı olarak düzenlenmesi vb.) konuyu daraltmakta ve kamu yararını gölgelemektedir. Bu ölçekte bir alan, parçalı pazarlıklarla değil, kentin yeşil altyapısını ve donatı ihtiyacını karşılayacak biçimde bütüncül bir kamusal programla ele alınmalıdır.
Şeffaflık ve katılımcılık zorunluluktur
Eski Buca Cezaevi alanına ilişkin her türlü planlama süreci; şeffaf, hesap verebilir, meslek odalarının ve ilgili kurumların etkin katılımını güvenceye alan bir zeminde yürütülmelidir. Plan notları, mülkiyet/kamu kullanım senaryoları, maliyet kalemleri, alternatif çözümler ve kamuya etkiler açık biçimde paylaşılmadan yapılan her işlem, toplumsal güveni zedeler.
MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ OLARAK ÇAĞRIMIZDIR
TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi 48. Dönem Yönetim Kurulu